Değerlerimizle Biz Bir ‘Aile’yiz!

Ana Sayfa  / Etkinlik / Basın Bildirileri / Değerlerimizle Biz Bir ‘Aile’yiz!

Değerlerimizle Biz Bir ‘Aile’yiz!

Bir toplumu ayakta tutan esas güç, o toplumun yüzlerce, belki binlerce yıl içerisinde oluşmuş köklü değerleridir. Darlıkta ve bollukta, sevinçte ve tasada, hastalıkta ve sağlıkta, kısaca hayatın her safhasında toplumlar bu değerlere tutunarak ayakta kalır ya da onlara sırtını dönerek yozlaşır, dağılır ve çözülürler.

Bu yüzden bir topluma zarar vermek isteyenler, öncelikle o toplumun değerlerine saldırırlar. Bunu yaparken manipülatif yöntemlere başvurur, zararsız gözüken söylem ve taleplerle işe başlarlar. Zira bunun sıradan bir iş olmadığını iyi bilirler. Farklı toplumlarda defalarca tecrübe ettiklerinden, karşılaşacakları sorunlara karşı hazırlıklıdırlar. Açtıkları gedikleri büyütmek için aynı yöntemleri ısrarla ve giderek daha cüretkâr biçimde uygulamaya devam ederler. Nihayet öyle bir zaman gelir ki, değerlerine yabancılaşan toplumlar bu yolu artık kendileri yürümeye başlarlar.

Yüzlerce yıldır toplumumuzu şekillendiren, her türlü badire karşısında bizi ayakta tutan “aile” müessesemiz, son yıllarda hedef alınan değerlerimizin başında geliyor. Zira aile, sevgi ve saygıyı, huzuru, paylaşmayı, fedakârlığı, dayanışmayı, komşuluğu, nezaketi, merhameti, mahremiyeti, iffeti ve daha pek çok değeri bünyesinde yaşatan ve çoğaltan bir “çatı”dır. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın, dinimizin zina ve eşcinsel ilişkiyi yasaklayan, bu haramların toplumda yol açacağı kötülükleri, kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim’in açık hükümleri ışığında dile getirdiği açıklamaları karşısında, toplumsal değerlere saldırmayı kendisine görev edinen mecraların fırsatı ganimet bilmesi, meselenin vahametini bir kez daha ortaya koyuyor.

20. yüzyılın ortalarından itibaren küresel odaklarca önce “hastalık” tanımlamasından çıkartılarak normalleştirilen, ardından “hayat tarzı” ve “cinsel tercih” gibi lanse edilen eşcinsellik başta olmak üzere tüm sapkın yönelimler, son yıllarda çoğulcu toplumun gereklilikleri olmaya terfi ettirildi.

Bu sürecin diğer pek çok ülkede olduğu ölçüde ülkemizde başarıya ulaşamaması, kuşkusuz toplumumuzun “aile” kurumuna yüklediği değer ve aile yapısının sağlamlığıyla açıklanabilir. Ancak dört bir koldan sürdürülen söz konusu faaliyetler karşısında toplumsal değerlerimizin yara almadığı da söylenemez. Bugün toplum olarak değerlerimizden uzaklaşmanın/uzaklaştırılmanın bedelini sadece ailede değil toplumsal yaşamın hemen her safhasında ödediğimizi kabul etmek durumundayız.

Bu noktada toplum olarak bizlere düşen, yüzlerce yıldır uğruna yaşadığımız değerlerimize sahip çıkmaktır.

Dinimizce açıkça yasaklanan, örf ve yaşantımızla da hiçbir şekilde bağdaşmayan eşçinsellik, evlilik dışı birliktelik, pedofili ve tüm sapkın cinsel yönelimlerin meşrulaştırılması kabul edilemez.

Aile ve bireyi ilgilendiren örf,  gelenek ve inanç değerlerimize aykırı düşen, tüm yasal düzenlemeler gözden geçirilerek revize edilmelidir.

Film, dizi, reklamlar ve sosyal medya aracılığıyla toplumsal değer yargılarına yönelik yapılan manipülatif çalışmalara karşı toplum olarak hassasiyet gösterilmelidir.

Ulusal ve uluslararası alanda oluşturulan; insan hakları, çevre ve sanat adı altında sivil yapılanmalı örgütler tarafından yanıltıcı yaklaşımlarla meşrulaştırmaya çalışılan, sapkın cinsel yönelim çalışmalarına karşı duyarlı olunmalıdır.

 

30.04.2020 / Evrensel Değerler Derneği

Toplam Sayfa Ziyareti: 447 - Bugün Sayfa Ziyaretleri: 1